Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Bakan Tekin mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Sevgili Öğrencilerim, Değerli Meslektaşlarım, Kıymetli Velilerim,
Milletçe bizleri birbirimize kenetleyen, sadakat ve teslimiyetin en somut nişanesi olan mübarek Kurban Bayramı’na bir kez daha erişmenin huzurunu ve vakarını yaşıyoruz.
Hepinizin Kurban Bayramı mübarek olsun…
Bayramlar, gündelik telaşların ve maddi uğraşların ötesine geçerek özümüze döndüğümüz; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve diğerkâmlığın ikliminde kalplerimizi tazelediğimiz müstesna zaman dilimleridir. Bizim nazarımızda bayram, kökleri binlerce yıllık medeniyet tasavvurumuza dayanan, toplumsal sözleşmemizi kardeşlik ve merhametle yeniden imzaladığımız bir tefekkür iklimini temsil eder. Maarif davamızın merkezinde yer alan ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ düsturu, bayramın ruhuyla birleşerek bizlere sorumluluklarımızı yeniden hatırlatmaktadır.
Kurban Bayramı; fedakârlığın, vefanın ve emanet bilincinin yeniden hatırlandığı müstesna bir duraktır. Bir toplumun gerçek gücü, sahip olduğu imkânlardan önce birbirine gösterdiği sadakat, zor zamanlarda sergilediği dayanışma ve ortak değerlerine sahip çıkma iradesinde saklıdır. Bayramlar; kırgınlıkların onarıldığı, uzakların yakın edildiği, yalnızların hatırlandığı zamanlardır. Temennim odur ki bu Kurban Bayramı da toplumsal hafızamızı diri tutan, kardeşlik duygularımızı kuvvetlendiren ve ortak vicdanımızı yeniden tahkim eden güçlü bir irfan iklimi oluştursun.
Bugün bizlere düşen en önemli görevlerden biri de çocuklarımızın ve gençlerimizin bu iklimi yaşayarak büyümesini sağlamaktır. Değer aktarımı ancak görülerek, hissedilerek ve paylaşarak sağlanır. Büyüklerin duasına, aile sofralarının bereketine, komşuluk hukukuna ve yardımlaşma kültürüne temas eden her çocuk, bu milletin vicdan mirasını da geleceğe taşıyacaktır.
Kurban; bencilliği terk edip ‘biz’ olmanın, başkasının derdiyle dertlenmenin ve sahip olduğumuz nimetleri bölüşerek çoğaltmanın en ulvi yoludur. Bugün bu manayı idrak ederken Gazze’de, insanlığın gözü önünde ağır bir imtihandan geçen kardeşlerimizi de yüreğimizin en müstesna yerinde taşıyoruz. Bayramın bize yüklediği merhamet, adalet ve kardeşlik sorumluluğu, dünyanın neresinde olursa olsun mazlumun sesine kulak vermeyi; çocukların, annelerin ve masumların hukukunu savunmayı vicdani bir vazife olarak önümüze koymaktadır.
Türkiye Yüzyılı idealimizi inşa edecek olan nesillerimizin bu kadim değerleri hayatın bizzat içinde tecrübe ederek karakterlerine nakşetmelerini elzem görüyoruz. Evlatlarımızın ekranın gölgesinde kalmak yerine hayatın içinde, ailelerinin şefkatinde, büyüklerin dizinin dibinde ve şehirlerimizin vicdanını taşıyan sosyal dokunun içinde büyümesi, ülkemizin bekası bakımından hayati bir önem taşımaktadır. Bu mübarek günlerin, gençlerimizin gönül dünyasında adalet, merhamet ve sorumluluk duygularını kökleştirmesini temenni ediyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle evlatlarımızı birer ’emanet’ bilinciyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimizin, eğitim süreçlerimizin en önemli paydaşı olan velilerimizin ve geleceğimizin teminatı olan sevgili öğrencilerimizin Kurban Bayramı’nı en kalbî duygularımla tebrik ediyorum.
Rabb’imden, bu mübarek günlerin hanelerimize bereket, gönüllerimize ferahlık ve tüm İslam âlemine huzur getirmesini niyaz ediyor; kurbanlarımızın Hak katında makbul, birliğimizin ve dirliğimizin daim olmasını diliyorum.”
