Mogan Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Otelinde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Türkçe eğitimine verilen önemi vurguladı. Bakan, çocukların ana dillerine hâkim olmadan akademik ve sosyal başarı elde etmelerinin mümkün olmadığını belirterek, “Bu bir beka meselesidir. Çocuklarımızın Türkçeye hâkimiyeti, hem kültürel mirasımızın aktarımı hem de akademik gelişimleri açısından kritik önemdedir,” dedi.
Yeni Müfredatta Türkçe Temelli Eğitim Ön Planda
Bakan Tekin, yeni eğitim müfredatında Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde yapılan ölçme-değerlendirme değişikliklerine değindi. Artık sadece test odaklı değil, dört temel beceri (okuma, yazma, konuşma, dinleme) üzerinden öğrencilerin Türkçe yeterliliklerinin değerlendirileceğini belirtti.
“Türkçe derslerinde başarı notunu 70’e çıkardık. Öğrencilerimizin toplumsal hayatta da kendilerini doğru ifade edebilmeleri için ana dil becerilerini güçlendirmek zorundayız,” diyen Tekin, öğrencilerin günlük yaşamda sadece 200-300 kelimeyle konuşmalarının, yabancı dil öğrenimlerini de olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
Demokrasi ve Değerler Eğitimi de Müfredatta
27 Mayıs 1960 darbesinin yıldönümünü anarak konuşmasına devam eden Bakan Tekin, Türkiye’nin yakın tarihindeki önemli olayların da yeni müfredatta yer alacağını belirtti. “Çocuklarımız 27 Mayıs’ı, 28 Şubat’ı ve 15 Temmuz’u öğrenmeli. Demokrasiye ve kendi değerlerine sahip çıkan bir nesil yetiştirmek istiyoruz,” ifadelerini kullandı.
Sosyal Medyanın Dilde Yarattığı Tahribata Dikkat Çekti
Tekin, öğrencilerin sosyal medya dilinin etkisiyle kendilerini ifade etmekte zorlandıklarını ve bu durumun toplumsal barışı tehdit eder hale geldiğini belirtti. “Kısaltmalar, kalıplaşmış ifadeler dilimizi fakirleştiriyor. Biz çocuklarımızın kendilerini güçlü bir Türkçeyle ifade etmelerini istiyoruz,” dedi.
Projenin Amacı: Zengin Türkçeyle Donanmış Bir Nesil
Bakan Tekin, hayata geçirilen projelerle çocukların söz varlığını artırmak, ders kitaplarındaki kelime hazinesini genişletmek ve okuma kültürünü yaygınlaştırmak istediklerini söyledi. “Biz bu bütünsel yaklaşım çerçevesinde eğitim politikalarımızı sürdürüyoruz. Ana diline hâkim bir nesil, her alanda daha başarılı olacaktır,” diyerek sözlerini tamamladı.
